IPCC KRİYOSFER VE OKYANUSLAR RAPORU

Okyanuslar ve donmuş kriyosfer, insanlığın refahı için yaşamsal öneme sahiptir. Okyanuslar ve kriyosfer, tüm insanlara doğrudan ya da dolaylı olarak birçok ekosistem hizmeti sunar.

IPCC’nin okyanus ve kriyosfer raporu

Okyanuslar ve donmuş kriyosfer, insanlığın refahı için yaşamsal öneme sahiptir. Okyanuslar ve kriyosfer, tüm insanlara doğrudan ya da dolaylı olarak birçok ekosistem hizmeti sunar. Gezegenin donmuş kısımları anlamına gelen kriyosfer, dünyadaki tatlı suyun yaklaşık % 69'unu bünyesinde barındırır. İklimin düzenlenmesi için büyük önem taşıyan kriyosfer ve okyanuslar, iklim değişikliğinin etkilerine karşı da son derece kırılganlar.

Okyanus ve kriyosferdeki değişimin hızlanması, iklim krizinin en göze çarpan ve etkili belirtilerinden biridir. Her iki ekosistem de iklim sistemi istikrarlı seyretmeye başlasa dahi değişmeye devam edecek ve iklim değişikliğinin yol açtığı zararın sosyal hayata etkileri geri döndürülemez seviyede olacak[2]. Ancak emisyon azaltımının hemen gerçekleşmesi durumunda, oluşacak zarar sınırlanabilir, dolayısıyla uyum daha kolay ve etkin hale gelebilir.


1. Gezegenin donmuş kutuplarındaki değişimler

Okyanuslarla çevrili bir kıta olan Antarktika ve karalarla çevrili bir okyanus olan Arktik, dünyanın kutup bölgelerini oluşturuyor. Her iki kutup bölgesi de iklim değişikliğinin etkilerine karşı kırılganlık gösteriyor[3]. Bu büyük beyaz alanlar, güneşin sıcaklığını uzaya yansıtarak gezegenin sıcaklığını düzenlemede yaşamsal bir ekosistem hizmeti sunuyor. Sonuç olarak, bu bölgelerdeki herhangi bir kayıp iklim değişikliğini hızlandırıyor.

Arktik bölgesi, dört milyondan fazla insana ve birbiriyle ilintili birçok ekosisteme ev sahipliği yapıyor. Burada meydana gelen değişim, gıda ve su güvenliğini, altyapıyı[4] ve ana ulaşım yollarını tehdit etmenin yanı sıra, bu bölgelerde yaşayan insanlar için ölüm, yaralanma, hastalık ve psikolojik etki gibi riskleri artırıyor.


2. Okyanustaki değişimler

Okyanuslar, atmosferde biriken fazla ısı ve karbondioksiti depolama işlevi görüyor. İklim değişikliği nedeniyle okyanuslar daha sıcak, asidik ve az tuzlu hale gelirken içerdiği oksijen miktarı azalıyor. Bu değişiklikler temel olarak ekosistemleri ve küresel iklimi değiştiriyor.

Son on yılda gezegendeki iklim değişikliği kaynaklı sıcaklık artışının yaklaşık %93'ü okyanuslarda depolandı. Bu durum okyanusların ısınmasına neden oluyor. Okyanusların ısınması yavaş gerçekleştiğinden, sera gazı emisyonlarının azaltıldığı durumda dahi devam etmesi öngörülüyor. Emisyon azaltımı gerçekleşse dahi okyanuslar yüksek ihtimalle 21. yüzyılın sonuna kadar, 1900'deki durumundan iki ilâ üç kat daha fazla ısı depolayacak. Emisyonların azaltılmadığı durumda ise, bu miktar iki katına çıkabilir[16].

 


3. Deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda kıyı bölgelerinde oluşacak hasarlar

İklim değişikliğinin en yıkıcı ve görünür etkilerinden biri deniz seviyelerinin yükselmesidir. Eriyen buz tabakaları ve buzulların denize tatlı su eklemesi, okyanus suyunun ısınmasına ve genleşmesine neden oluyor. Bu süreçler, deniz seviyesinin yükselmesi sebebiyle, buna bağlı yaşanan aşırı olayların olumsuz etkisini artırıyor.

Deniz seviyeleri, azaltım ve uyum önlemleri hayata geçirilse dahi, yüzyıllar boyunca yükselmeye devam edecek. Emisyonların azaltılmadığı durumda, deniz seviyesinin 21. yüzyılın sonuna kadar 74cm (52 ilâ 98 cm) artması öngörülüyor. Geniş ölçekli emisyon azaltım önlemleri, daha önce yayınlanan IPCC değerlendirmelerine göre 2100 yılı itibariyle deniz seviyesindeki yükselmeyi 44cm (28 ilâ 61 cm) ile sınırlayabilir. Buna karşın bazı yeni araştırmalar, belirtilen IPCC tarafından belirtilen sınır değerlerinin düşük olduğunu öne sürüyor.


4. Dağlık bölgeler ve kriyosfer

Dünyanın yüksek dağlık bölgeleri iklim değişikliğinin etkilerine karşı hassas olup, küresel ortalamanın[28] iki katı hızda[29] ısınıyor. Bu durum, permafrostun, karın ve buzun azalmasına neden oluyor. Emisyon azaltımı gerçekleştiği durumda dahi[30] dağların önemli miktarda kar örtüsünü kaybetmeleri bekleniyor. Bu değişikliklerin tarım, enerji arzı ve turizm[31] açısından geniş kapsamlı küresel etkileri olacak. Bu durumun geçim kaynaklarını etkilenmesi, iklim göçlerine[32] neden olması ve kültürel mirasları[33] olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Gezegendeki buzullarının yaklaşık yüzde 30'u dağlık bölgelerde yer alıyor[34]. Dağ buzulları, atmosferdeki ısınma nedeniyle hızla eriyor. Küresel ısınmaya[35] ek bir etken olmasa dahi kütle kaybı devam edecektir ve deniz seviyesinde yükselme artacaktır. Emisyon azaltımı olmaması durumunda, orta Avrupa ​​buzullarının yüzyılın sonuna kadar tamamen yok olma ihtimali bulunuyor.


5. Ekosistemlerdeki değişimler

Okyanus ekosistemleri

Günümüzde deniz organizmaları, okyanusların tüm derinliklerde iklim değişikliğinden etkileniyor. Küresel ısınma, canlı türlerini daha serin ve derin suların olduğu kutuplara doğru hareket etmeye zorluyor[45]. Birçok tür, ideal yaşam koşullarını zorlayan ısı artışıyla karşı karşıya kalıyor. Okyanusların asitlenmesinin, yaşamsal biyolojik süreçlere zarar verdiği düşünülüyor[46].

Gezegenin ısınması, okyanus ekosistemlerindeki değişimin devam etmesine neden oluyor. Bu durumun deniz yaşamı üzerindeki etkisi; türlerin ve besin ağlarının uyum sağlama hızına bağlı. Habitatın sınırlı olması sebebiyle popülasyonları az olan türleri güvenli olmayan bir gelecek bekliyor. İşlerin olağan seyrettiği senaryoda dahi 21. yüzyılın sonuna kadar deniz canlılarının sayısında yüzde 17'lik azalma bekleniyor[49].

Derin deniz ekosistemleri

Derin deniz, iklimi düzenlemede önem arz eden denizel ekosistemi destekliyor. İklim değişikliğinin derin okyanuslar üzerindeki etkisi daha yavaş ve az bilinen bir süreç olsa da, bu ekosistemlerde olumsuz etkiler bekleniyor. Okyanusların alt su tabakalarında yaşanan ısınma devam edecek. Önümüzdeki elli yıl içinde birçok derin deniz ekosisteminde sıcaklık ve asitlenmedeki artışın devamı, oksijen miktarının ve gıda arzının ise azalması öngörülüyor[50].

Küresel ısınma, tabakalaşma ve okyanus asitlenmesi sebebiyle yüzyılın sonunda kadar, daha sıcak olan sığ sulardan deniz tabanına olan yiyecek temini yüzde 40[51] düşebilir. Yaşanacak değişimlerin bölgesel olması ve kutup okyanuslarındaki gıda arzında ve deniz tabanı biyokütlesinde artış yaşanması öngörülüyor. İşlerin olağan seyrettiği senaryoda dahi, denizlerdeki biyolojik çeşitliliğe katkı sağlayan sualtı dağlarının yüzde 82'sinde azalma öngörülüyor.  

Kıyı ekosistemleri

Kıyı denizleri, dünyadaki okyanusların yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor. Ancak bu denizler, küresel ölçekteki birincil denizel üretimin %30'unu, dünya balık stoğunun %90'ını ve ekosistem hizmetlerinin toplam değerinin yaklaşık %40'ını oluşturuyor. Neredeyse tüm kıyı ekosistemleri baskı altında bulunuyor. Kıyı denizlerinde, iklim değişikliğinin etkilerine çözüm bulmak insan faaliyetleri sebebiyle açık okyanuslarda geliştirilen çözümlere kıyasla daha zor. İklim değişikliği balık stoklarının miktarını ve dağılımını olumsuz etkiliyor. Aynı zamanda kelp ormanları, mangrov ormanları, deniz çayırları ve tuz bataklıkları gibi kıyı ekosistemlerinin bozulmasına ve kaybolmasına neden oluyor.

Kutup ve dağlardaki biyolojik çeşitlilik

Kutup bölgeleri zengin biyolojik çeşitlilik barındırıyor. Deniz buzu üzerinde ya da altında yaşama uyum sağlayan türler, habitat kaybı nedeniyle tehdit altında bulunuyor. Kutup altı bölgelerde dağılım gösteren türlerin kutuplara doğru göçü tehdidi artırıyor. Arktik bölgesinin karasal kısımlarının kuzeye yayılımı, Rusya'da bazı memelilerde, Alaska'da ise geyik ve kunduz türlerinde görülmeye başlıyor. Kutupların “sıkışması” yerli türleri yerinden ediyor. Kutup ayılarından ticari avcılığına izin verilen balıklara kadar çeşitli türlerin popülasyonlarında azalma ve dağılım alanlarında daralma görülüyor. Bu değişimlerin ve baskıların küresel ölçekte biyolojik çeşitlilik kaybına yol açması bekleniyor[56].

Dağlık bölgelerde kar ve buz örtüsünün azalması karasal bölgelerde[57], nehirlerde ve göllerdeki biyolojik çeşitliliği etkiliyor. Tatlı su miktarının artması, bitki türlerinin artmasına neden olsa da, bu eğilimin küresel ısınma devam ettikçe tersine dönmesi bekleniyor. Bitki örtüsündeki, özellikle kar ve buzdaki değişikliklerin yangınları, toprak kaymalarını, taşkınları ve istilacı türlerdeki artışı hızlandırabileceği belirtiliyor. Küçülen buzullar sonucu azalan nehir akışı su sıcaklıklarını yükseltiyor. Buzullardan su temininin ortadan kalktığı durumda türlerde yüzde 11 ilâ 38’lik azalma ve ılıman sucul türlerin daha baskın hale gelmesi bekleniyor.


6. Çatışma, yönetişim ve uyum

Küresel ekonominin önemli parçasını oluşturan okyanuslarla ilişkili ekonomik faaliyetlerin en az 24 trilyon ABD dolarlık aktif finansal değeri olduğu tahmin ediliyor. Kıyı bölgelerinde yaşayan toplumlar, deniz seviyesindeki yükselmeye karşı çeşitli önlemler alıyorlar. Bunlar arasında koruma altyapılarının inşası veya ekosistem temelli uyum mekanizmaları sayılabilir. Yer değişimi de, olumsuz etkilerin yönetiminde insanların son tercihi[58] olmasına rağmen öne çıkan seçenekler arasında yer alıyor.

Uyum seçenekleri zorlaşıyor ve ekonomik kaynaklara bağımlı hale geliyor. Bu nedenle, deniz seviyesi yükselmesi, daha zengin ve daha yüksek nüfusu barındıran alanların korunduğu, daha yoksul ve az nüfus barındıran toplumların ise iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmesine ve sonunda kıyı bölgelerden bu nüfusun çekilmesi gibi değişkenlik gösteren durumlara yol açabilir.


[1]Değişen İklimde Okyanus ve Kriyosfer Özel Raporu, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından hazırlanan en son özel rapor olup 25 Eylül 2019'da yayınlandı.. Güncel bilimsel verilerin kapsamlı değerlendirmesine dayanan özel rapor, yerel bilgiye dayanarak okyanus ve kriyosferde geçmişte, mevcut durumda ve gelecekteki değişimleri araştırıyor. İklim değişikliğinin dağları, kutup bölgelerini, kıyıları, alçak irtifalı adaları ve okyanusu ne şekilde etkilediğini inceliyor.

[2] https://www.nature.com/articles/nature15706; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/2015RG000493; https://journals.ametsoc.org/doi/full/10.1175/1520-0442%281999%29012%3C2169%3ATDROTG%3E2.0.CO%3B2; https://www.nature.com/articles/nclimate2964; https://science.sciencemag.org/content/356/6338/580.summary

[3] Bu durum ağırlıklı olarak albedo kaybıyla ortaya çıkan “geri bildirimler” sonucu gerçekleşen “kutup yükselmesinden” kaynaklanıyor.

[4] https://www.nature.com/articles/s41467-018-07557-4; https://link.springer.com/chapter/10.1007/978-3-319-05266-3_5

[5] https://iopscience.iop.org/article/10.1088/1748-9326/6/4/045204/meta; https://www.earth-syst-sci-data.net/7/137/2015/essd-7-137-2015.html; https://www.ametsoc.net/sotc2017/StateoftheClimate2017_lowres.pdf (p 169).

[6] 2006-2015 dönemi itibarıyla. 400,000*278/365 istatistiği kullanılarak hesaplanmıştır. Ayrıntılı bilgi için https://sealevel.nasa.gov/news/114/10-things-all-about-ice adresini ziyaret ediniz.

[7]https://www.cambridge.org/core/journals/journal-of-glaciology/article/glaciermip-a-model-intercomparison-of-globalscale-glacier-massbalance-models-and-projections/30495AC402766F4A1D84007DA7A9F54B; https://link.springer.com/article/10.1007/s00382-013-1719-7; https://www.frontiersin.org/articles/10.3389/feart.2015.00054/full

[8] https://www.nature.com/articles/s41561-018-0082-z; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1029/2018GL081229

[9] https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1029/2009JC005312; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/grl.50193

[10] 1981-2010 ortalamasına göre. En düşük kayıp kış aylarında gerçekleşmesine rağmen önemini koruyor. Yıllık -41.000 km2 düşüş kaydediliyor.

[11] https://science.sciencemag.org/content/354/6313/747.abstract; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1029/2011JD016709; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/2016GL070067

[12]  https://www.nature.com/articles/s41558-018-0127-8; https://science.sciencemag.org/content/354/6313/747.abstract; https://www.nature.com/articles/s41558-018-0124-y

[13] https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1002/ppp.720; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/2015JD024108; https://journals.ametsoc.org/doi/full/10.1175/JCLI-D-12-00341.1; https://www.nature.com/articles/nclimate3262

[14] Küresel sınma, karbonun açığa çıkmasına yol açar. Bu durum, daha fazla karbon salımıyla sonuçlanan “geri bildirim” etkisi yaratarak ısınmayı tetikler.

[15] Ancak, tahminler altyapıda oluşan zararı dikkate almıyor. Bu nedenle oluşan değer, toplam maliyetlerin yalnızca bir kısmını yansıtıyor.

[16] https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1029/2007GL031712; https://journals.ametsoc.org/doi/abs/10.1175/JCLI-D-12-00752.1; https://www.jstage.jst.go.jp/article/sola/13/0/13_2017-030/_article/-char/ja/; https://www.ipcc.ch/site/assets/uploads/2018/02/WGIIAR5-Chap30_FINAL.pdf

[17] Bu düşüş, dolaşımdaki değişikliklerin sonucu olarak okyanusta gelişen Oksijen Minimum Bölgeleri (Oxigen Mininmum Zones, OMZ) genişletecektir

[18] Tropikl bölgelerde oksijenin azalmasını tahmin etmek, sınırlı empirik veri olmaması nedeniyle daha zordur.

 

[19] https://www.nature.com/articles/ncomms14499?origin=ppub; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/2016JC011687; https://ueaeprints.uea.ac.uk/59780/

[20] https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0967064510001888; https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0960982213006763; https://onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/ece3.1869; https://www.ccamlr.org/es/system/files/science_journal_papers/Trathan%20et%20al_0.pdf

[21] https://www.frontiersin.org/articles/10.3389/fmars.2017.00136/full; https://link.springer.com/article/10.1007/s10584-016-1650-0

[22] United Nations, 2017: North coast of Perú Flash Appeal. Office for the Coordination of Humanitarian Affairs, Geneva, Switzerland., 49pp

[23] https://www.nature.com/articles/ncomms16101; https://link.springer.com/article/10.1007/s13753-017-0151-8; https://www.elementascience.org/articles/10.1525/elementa.191/; https://link.springer.com/article/10.1007/s00382-019-04661-z; https://www.nature.com/articles/s41467-018-03163-6

[24] https://journals.ametsoc.org/doi/full/10.1175/JCLI-D-17-0068.1; https://journals.ametsoc.org/doi/full/10.1175/JCLI-D-15-0129.1; https://www.pnas.org/content/114/45/11861.short; https://www.nature.com/articles/nclimate1389

[25] Aşırı hava olaylarından olan El Niño, batı Pasifik sıcak su kütlesinin belirgin şekilde doğuya yayılması ve atmosferik ısı yayılımının Aralık-Şubat ayları arasında günde 5 mm'den fazla yağış almasını içeren hava olayları olarak tanımlanabilir.

[26] https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924796316300653; https://www.us-ocb.org/enso-impacts-on-ecosystem-indicators-in-the-california-current-system/;

[27] https://onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1111/1477-8947.12082; Gerrard, Michael B., and Gregory E. Wannier, eds. Threatened island nations: legal implications of rising seas and a changing climate. Cambridge University Press, 2013.

[28] Belirtilen güçlendirilmiş ısınma etkisi, Yüksekliğe Bağlı Isınma (Elevation Dependent Warming, EDW) olarak adlandırılmıştır.

[29] https://www.geo.umass.edu/climate/papers2/MRI_NatureCC_2015.pdf; https://rmets.onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1002/joc.5509

[30] Burada kar örtüsünün altındaki kayıp tanımlanmıştır. Kar örtüsünün üzerinde kayıp yaşanması beklenmiyor. Küresel ısınma sonucunda kar örtüsü sınırlarının çekilmesi sonucunda kar örtüsünün sınırları alçak seviyelere çekilmeye başlaycak. https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/2016EF000514

[31] https://journals.openedition.org/geomorphologie/7901; https://pubag.nal.usda.gov/catalog/1291042; https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/14616688.2015.1084529

[32] https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/24694452.2016.1243039; http://lib.icimod.org/record/34509/files/fenvs-07-00091.pdfhttps://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/09669582.2013.855222;

[33] https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1029/2007EO250001; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1002/2017WR020840%4010.1002/%28ISSN%291944-9208.COMHES1

[34] Bu tanım, kutup bölgesinde ele alınan Antartika ve Grönland buzullarını içermez. Bu buzullar kutuplar bölümünde ele alınmıştır.  

[35] 1986-2005 yılları arasında 470kg olan değer, 2006-2015 yılları arasında yıllık yaklaşık 610 kg/m2’ye gerilemiştir.

[36] https://link.springer.com/article/10.1007/s11269-013-0458-1; https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1462901114001014

[37] https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/2013JF002931; https://www.nature.com/articles/s41558-017-0049-x

[38] Alaska’da cıva seviyesinin artışı gözlenmiştir ancak bu durum cıvanın kimyasal süreçlerde ne şekilde ortaya çıktığıyla ilintilidir.

 

[39] https://link.springer.com/chapter/10.1007/978-3-319-09300-0_81; https://pubs.geoscienceworld.org/gsa/geology/article/45/4/371/195473/climate-driven-thaw-of-permafrost-preserved

[40] https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/B9780123948496000160; https://link.springer.com/article/10.1007/s10346-010-0222-z

[41] https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0165232X13001535; https://www.igsoc.org/journal/59/216/t12J205.pdf

[42] İklim değişikliği, çığların oluşmasında büyük değişimlere neden olacaktır ancak bu değişimin ne şekilde tezahür edeceği belirsizliğini koruyor..

[43] https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1002/hyp.7094; https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/2015GL065320; https://www.hydrol-earth-syst-sci.net/18/2695/2014/ ; https://www.int-res.com/abstracts/cr/v71/n2/p111-125; https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022169412009857

[44] https://link.springer.com/chapter/10.1007/978-3-319-04996-0_104; https://link.springer.com/chapter/10.1007/978-3-319-08660-6_13

[45] https://www.frontiersin.org/articles/10.3389/fmars.2016.00062; https://academic.oup.com/icesjms/article/72/3/741/2835882; https://science.sciencemag.org/content/341/6151/1239.short; https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/j.1365-2486.2010.02246.x

[46] https://esajournals.onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1002/ecm.1297 ; https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0088308

[47] Denizdeki yaşamın tamamı fotosentez yapan organizmalar olan birincil üreticilere bağlıdır. Denizdeki birincil üretimin çoğunluğu mikroskopik tek hücreli bitkiler olan fitoplanktonlar tarafından gerçekleştirilir.

[48] Adelie ve Chinstrap penguenleri azalırken, Gentoo Penguen kolonilerinde artış gözleniyor.

[49]   Bu sayı, balıkçılıktan kaynaklanan biyokütlenin azalmasını içermiyor. Bu rakamın belirsizliği %17 ± 11,1 artış gösterdi. Bu durum, yüzde 5,9 ilâ 28,1 arasında düşüş anlamına geliyor. Rakam, modeldeki veri girişlerinin belirsizliğini yansıtıyor.

[50] https://journals.ametsoc.org/doi/pdf/10.1175/JCLI-D-14-00381.1; https://authors.library.caltech.edu/84616/

[51] İşlerin her zamanki gibi ilerlediği senaryoya göre http://nora.nerc.ac.uk/id/eprint/503466/

[52] Uluslararası Gıda Örgütü (United Nations Food and Agriculture Organization, FAO) raporundaki 2000 yılına kıyasla (sayfa 68).

[53] https://www.ipcc.ch/site/assets/uploads/sites/2/2019/06/SR15_Full_Report_High_Res.pdf (sayfa 8)

[54] https://www.annualreviews.org/doi/abs/10.1146/annurev-marine-010816-060551; https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0169555X16309977

[55] http://www.fao.org/3/a1427e/a1427e00.pdf; https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0010095

[56] Arktik Flora ve Faunasının Korunması (Conservation of Arctic Flora and Fauna, CAFF) tarafından 2013 yılında ve AMAP tarafından 2018 yılında yayınlanan verilere göre.

[57] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30258229; https://www.nature.com/articles/s41586-018-0005-6;

[58] https://www.islandstudies.ca/sites/default/files/ISJPerumalClimateMigrationVanuatu.pdf; https://link.springer.com/chapter/10.1007/978-3-319-33880-4_15; https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/sjtg.12202

[59] Örneğin Central Asia Knowledge Network.

[60] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4818986/; https://www.mdpi.com/2071-1050/9/7/1232; https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1462901117306366; https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0967064518300316

[61] https://academicworks.cuny.edu/hc_pubs/460/; https://kclpure.kcl.ac.uk/portal/files/48161784/open_source_verion.pdf


Değişen İklimde Okyanuslar ve Kriyosfer Raporu Türkiye’ye etkiler:

BÖLGESEL ETKİLER:

Türkiye, kuzeyinde Karadeniz ve güneyinde Akdeniz olmak üzere denizlerle çevrili bir ülkedir. Bu denizler iklim değişikliği nedeniyle ısınıyor, bünyesinde karbondioksiti depoluyor ve oksijen kaybediyor. Bu değişimler, denizel yaşamda önemli kayıplarla sonuçlanıyor.  Deniz seviyesinin yükselmesi kıyıları aşındırıyor, kıyı bölgelerinde yer alan kentlerde su baskınları yaşanıyor ve tuzlanmaya neden oluyor. Güney Avrupa’nın ve Akdeniz havzasının iklim değişikliğinin etkilerine karşı kırılganlığı, Avrupa’nın diğer kısımlarına kıyasla daha yüksek ve bu bölgelerde yaşanacak ekonomik zararın daha fazla olması bekleniyor.

BİLİMSEL GELİŞMELER TÜRKİYE İÇİN NE İFADE EDİYOR?

  • 8.000 kilometreden fazla sahil şeridi olan Türkiye’nin ve kıyı bölgelerinde yer alan başlıca kentlerinin, deniz seviyesinin yükselmesi ve güçlü fırtınalar sonucu oluşan yüksek dalgaların etkisiyle daha fazla taşkın tehdidiyle karşı karşıya kalması bekleniyor. Bir araştırmaya göre, İstanbul ve İzmir'de deniz seviyesinin 50 cm yükselmesi durumunda 252.000 kişi taşkınlara maruz kalacak. Emisyonların artmaya devam ettiği durumda, İstanbul’un bu yüzyılın sonunda deniz seviyesindeki artış sebebiyle yılda 9,8 milyar dolarlık maliyetle, Avrupa’daki en yüksek finansal zarara uğrayacak kent olacağı tahmin ediliyor. İzmir’in ise 5,7 milyar dolar ile Avrupa'da en yüksek zarara uğrayacak üçüncü kent olması bekleniyor. Karadeniz’de deniz seviyesinin bir metre yükselmesi durumunda kumsalların yarısından fazlasının sular altında kalabileceği ya da iç kesimlere doğru kayabileceği belirtiliyor.
  • Sunduğu ekosistem hizmetlerinden her yıl yaklaşık 450 milyar ABD doları kazanç elde edildiği tahmin edilen Akdeniz’de şiddetli ve hızlı değişimler yaşanıyor. Okyanuslara kıyasla küçük boyutu ve kapalı coğrafyası nedeniyle Akdeniz’de iklim değişikliğinin etkilerinin daha hızlı ve şiddetli olacağı öngörülüyor. Akdeniz, artan su sıcaklığı ve buharlaşma nedeniyle daha tuzlu hale geliyor.
  • Sonuç olarak, Akdeniz’deki yaşam alanlarında ve biyolojik çeşitlilikte kayıplar yaşanacaktır. Küresel ısınma muhtemelen Akdeniz'deki balık stoklarında büyük ölçekli değişikliklere neden olacak. Kuzey Ege Denizi’ndeki balık stoklarında ise %18'lik düşüş öngörülüyor. Yüksek biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapan geniş ölçekli Avrupa kelp ormanı ve bölgenin sembolü haline gelen antik Akdeniz deniz çayırları, artan deniz suyu sıcaklıklarının baskısı altında. Bu çayırlar, sanayi devriminden bu yana Akdeniz havzasında yer alan ülkelerin emisyonlarının %11 ilâ 43'üne denk gelen miktarda karbondioksiti bünyesinde tutuyor. Bu doğal karbon depoları da yok olma tehdidiyle karşı karşıya.
  • Binlerce kilometreye yayılan ve derin okyanuslara kadar genişleyerek olağandışı deniz suyu sıcaklıklarına neden olan denizel ısı dalgalarının deniz ekosistemleri ve insanlar üzerinde yıkıcı etkileri oluyor. Akdeniz, emisyon azaltımı yapılmadığı durumda, 21. yüzyılın sonuna kadar her yıl en az bir kez uzun dönemli denizel ısı dalgasına maruz kalabilir. Bu ısı dalgaları, üç aya kadar uzayabilecek bir sürede ve günümüzde yaşanandan dört katı yoğunlukta ve etkileri 42 kat daha ağır olacak şekilde gerçekleşebilir.