Orman Yangınlarının Arkasında Kim Var?

Nefes almamızı kolaylaştıran, birçok canlıya ev sahipliği yapan ve de iklim değişikliği ile mücadelemizde önemli bir yeri olan ormanlarımız yangınlar nedeniyle büyük zarar görüyor. 2021’de yaklaşık 150 bin hektar orman alanını yok eden yangınları hatırlarsınız. Uzmanlar, o zamandan, yangınların süresinin ve şiddetinin iklim değişikliği nedeniyle artacağı konusunda uyarılarda bulunmuştu. Geçtiğimiz yıl da, günlerce süren yangınlar Sakarya’dan Mersin’e, Manisa’dan Mardin’e, İstanbul’dan İzmir’e ve Antalya’ya kadar etkili oldu. Bu yangınların arkasında ne var derseniz, yanıtı iklim değişikliği ve insan faaliyetlerinde bulabiliriz. 

Öncelikle bilim insanları orman yangınlarının meydana gelmesi için bazı şartların aynı anda oluşması gerektiğini söylüyor. Burada aslında meteorolojik şartlardan ve yangına neden olabilecek materyallerden söz ediyoruz. Yüksek sıcaklıklar, düşük nem miktarı ve yanmaya müsait materyalin kuru olması yangına davetiye çıkarıyor. Bitki örtüsü ve haliyle toprağın kuruması yanıcı materyal miktarını artırıyor. Bu şartlar bir araya geldiğinde orman yangını riski de büyüyor.  

İklim Değişikliği ve Sıcaklık Artışı 

Peki orman yangınları ile iklim değişikliği arasında nasıl bir bağ var? Bunun da yanıtı sıcaklık artışında. Sıcaklıkların artması ve nemin azalmasıyla beraber orman yangınları için uygun ortam oluşuyor. Sıcaklık artışına neden olan faktör ise insan faaliyetleri, yani kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların yakılması. İklim değişikliği orman yangınlarının sıklığını ve şiddetini artıyor. Birleşmiş Milletler’in araştırmaları da bunu doğruluyor. Şöyle ki, iklim krizi ve arazi kullanım değişikliği sonucu aşırı orman yangınlarının sayısının 2030’a kadar %14, 2050’ye kadar ise %30 artabileceği öngörülüyor. Bu oranın yüzyılın sonuna gelindiğinde ise %50’ye çıkacağı tahmin ediliyor. Aslında şimdiden bu etkiyi görebiliyoruz. İklim değişikliğinin tetiklediği büyük yangınlar, 2024’te küresel orman kaybının rekor seviyelere ulaşmasına yol açmış durumda. 2025’te küresel orman kaybı azalmış olsa da, iklim değişikliği ile bu yılın sonlarında etkili olması beklenen El Niño hava olayının “iki koldan saldırısının”, orman yangınlarının olasılığını ve şiddetini artırabileceğine dair endişeler var.

İnsan faaliyetleri sadece fosil yakıtlarla da sınırlı değil. Hatta her çıkan 10 yangının dokuzunda insan parmağı var. Uzmanlara göre ormanları turizme, madenlere ve yerleşime açmayı da içeren yanlış imar kararları veya doğrudan ormanın içerisinden geçirilen elektrik hatları yangınlarda rol oynuyor. Bahsi geçen tüm yanlış kararlar ilk kıvılcımı çakıyor. Ancak yeni yeni ifade edilmeye başlayan mega yangınların çıkmasında iklim değişikliğinin rolü bir hayli büyük. Örneğin bir çalışma, iklimi değiştiren fosil yakıtların yakılmasının yangın olasılığını en az iki kat artırdığını ve yangına yol açan yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuraklık gibi koşulların en az %20 daha olası olduğunu gösteriyor. 

Yangınları Nasıl Önleyebiliriz?

Ormanlar, iklim değişikliğine karşı elimizdeki en önemli varlıklarımızdan biri. Diğer karasal ekosistemlerle beraber insan kaynaklı karbon emisyonların yılda yaklaşık üçte birini hapsediyor. Ancak yangınlar, ormanlarımızın yok olmasına ve bu yeteneğini kaybetmesine neden oluyor. Normal şartlarda ormanların tutabileceği karbon emisyonları atmosfere salınıyor. Böylece küresel ısınmanın etkisi giderek artıyor. Haliyle yeni mega orman yangınları için gerekli şartlar daha güçlü bir şekilde oluşuyor. Bunun üzerine bir de yangınlarla, ormanlarda depolanan karbondioksit de atmosfere yeniden salınıyor. Bir çalışma, küresel orman yangınlarının 2001 ile 2022 yılları arasında 33,9 milyar ton karbondioksit emisyonuna neden olduğunu ortaya koyuyor. Bu, her yıl orman yangınlarının neden olduğu karbon emisyonlarının, Japonya’da fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan emisyonlardan daha yüksek olduğu anlamı taşıyor. 2021’de Türkiye’deki mega orman yangınlarında ise ortaya çıkan karbondioksit emisyonu Türkiye’nin o yılki toplam sera gazı emisyonunun %2’sine denk gelmişti. Kısacası, kendi kendimizi bir kısır döngüye sokuyoruz. Aslına bakarsanız bunu kırmanın bir yolu var: Fosil yakıtları terk etmek!

Fosil yakıtlardan çıkışı planlamadığımız, sera gazı emisyonlarını azaltmadığımız ve küresel sıcaklık artışını kontrol altına almadığımız sürece orman yangınları şiddetlenerek devam edecek. Başta emisyonların en yoğun olduğu sektör olan enerjide güneş ve rüzgar gibi temiz enerji kaynaklarını tercih ederek tüm ekonomimizi fosil yakıtlardan ve karbondan arındırıp iklim değişikliğini sınırlayabiliriz. Ancak tüm bunlarla birlikte ormanlarımızı korumak adına insan müdahalesini sınırlamalı, maden ve enerji projelerine izin vermemeli ve yangına müdahale kapasitemizi güçlendirmeliyiz. 

Paylaş:

İlginizi Çekebilir

Bu sayaç Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın tarafından aylık olarak yayımlanan enerji ithalat maliyeti verilerine dayanarak hazırlandı. Burada paylaşılan maliyetin çok büyük bir bölümü kömür, gaz ve petrol ithalatından kaynaklanmaktadır. TCMB verileri yaklaşık 2 ay geriden paylaşıldığı için son 2 aylık veriler geçmiş profilden yararlanarak tahmin edilmiştir. TCMB yeni verileri açıklandıkça sayaç güncellenecektir.