İklim Zirvesi (COP31) Türkiye’de!

Bu yıl Türkiye’de düzenlenecek İklim Zirvesinde (COP) bir araya gelecek devletler, iklim değişikliği ile mücadeleyi bir adım öteye nasıl taşıyacaklarını tartışacaklar. 

İklim değişikliği ile beraber her geçen gün şiddeti ve sıklığı artan sel, yangın ve kuraklık gibi aşırı hava olayları hayatımızı alt üst ediyor. İklim değişikliğinden en çok etkilenen Akdeniz Havzası’nda bulunan Türkiye de aşırı hava olaylarından sert şekilde etkileniyor. Devletler ise uluslararası anlaşmalar ve verdikleri sözler aracılığıyla iklim değişikliğine karşı mücadele ediyor. İklim zirveleri olarak anılan Taraflar Konferansı’nda (Conference of the Parties, COP) tüm dünya bu mücadelenin önemli karar anlarına şahit oluyor…

Taraflar Konferansı (COP) Nedir?

COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (United Nations Framework Convention on Climate Change-UNFCCC) en üst karar alma organıdır. 1992 yılında imzalanan UNFCCC, kurulduğu günden bu yana, Kyoto Protokolü (1997) ve Paris Anlaşması (2015) gibi dönüm noktası niteliğindeki anlaşmalar da dahil olmak üzere, uluslararası iklim müzakerelerine temel sağlayan en önemli anlaşmadır. Sözleşme, iklim değişikliği konusunda harekete geçmeyi ve ilerlemeleri düzenli olarak raporlamayı taahhüt eden, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 197 devlet ve Avrupa Birliği (AB) tarafından onaylanmış durumda. ABD’nin UNFCCC’den ayrılma kararı resmi olarak işleme sokulmasından sonra bu sayı 196 devlete düşecek. 

COP’ta Ne Görüşülüyor?

Sözleşmeyi onaylayan tüm Devletler, yani “Taraflar”, Sözleşmenin uygulanmasını ve kabul edilen yasal araçları gözden geçirmek ve Sözleşmenin etkin bir şekilde uygulanmasını teşvik edecek kararları almak üzere COP’ta bir araya geliyor. COP toplantılarının amacı ise, UNFCCC’nin genel hedefi olan iklim değişikliğinin sınırlanmasına dair ilerlemeyi gözden geçirmek. COP’larda, hedeflerin netleştirilmesi, yeni kuralların kabul edilmesi veya Paris Anlaşması gibi bağlayıcı anlaşmalar üzerinde fikir birliğine varılması gibi önemli sonuçlar elde edilebilir.

COP toplantılarında her bir devletin iklim değişikliğiyle nasıl mücadele ettiği detaylandırılarak katkıları gözden geçiriliyor. Burada, Ulusal katkı Beyanı (Nationally Determined Contributions – NDC) olarak bilinen, Paris Anlaşması’na taraf olmuş her ülkenin emisyonlarını azaltma ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama yönündeki planları öne çıkıyor. Hatırlatmak gerekirse, Paris Anlaşması, sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 2 derecenin altında, mümkünse 1,5 derecede sınırlandırmayı amaçlıyor. Verilen sözlerin yeterliliği ve gerçekleşmesi Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmamızda büyük bir önem teşkil ediyor.

Nerede Düzenleniyor? 

Taraflar aksi yönde karar vermedikçe COP her yıl gerçekleşiyor. Yıllar önce ilk COP toplantısı Mart 1995’te Almanya’nın Berlin kentinde düzenlendi. COP; Afrika, Asya, Latin Amerika ve Karayipler, Orta ve Doğu Avrupa, Batı Avrupa ve Diğerleri olarak gruplandırılan bölgelerden birinde dönüşümlü olarak düzenleniyor. Bir devletin zirveye ev sahipliği yapmayı teklif etmediği bir durumda ise COP, UNFCCC’nin merkezi olan Bonn’da toplanıyor. 

Brezilya’daki COP’ta Hangi Konular Görüşüldü?

30. Taraflar Konferansı (COP30), Brezilya’nın Belem kentinde, Amazon Yağmur Ormanları’nın kalbinde 10-21 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlendi. Zirvenin ana hedeflerinden bir tanesi ormansızlaşmayı durduracak önemli kararların alınmasıydı. Her ne kadar ormanları koruma hedefiyle Yağmur Ormanları Yatırım Fonu (Tropical Forests Forever Facility, TFFF) kurulsa da ormansızlaşmanın önlenmesi için bir yol haritasına dair çalışmalara sonuç metninde yer verilmedi. Yanı sıra müzakereler boyunca gündemde kalan fosil yakıtlardan çıkış yol haritası konusunda da bir karara varılamadı. Burada özellikle Suudi Arabistan gibi petrol devletlerinin direnci büyük rol oynadı. Hatta fosil yakıt ifadesi dahi metne sokulmadı. 

Yine de ileriye dönük umut verici taahhütler de verildi. COP30 Başkanı Correa do Lago, ormansızlaşmanın sona erdirilmesine ve fosil yakıtlardan aşamalı çıkışa yönelik yol haritası fikrini geliştirmeyi taahhüt etti. Kolombiya ve Hollanda hükümetleri de, Nisan 2026’da Fosil Yakıtlardan Adil Geçişe İlişkin Birinci Uluslararası Konferans’a ortaklaşa ev sahipliği yapacaklarını duyurdu. 

Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğinin mevcut etkilerine uyum sağlanmasına yardımcı olmak adına verilen uyum finansmanının 3 katına çıkarılması üzerinde anlaşıldı. Uyum çalışmaları kapsamında finansman ihtiyacının 2030’a kadar yıllık 160 ile 340 milyar dolara ulaşacağı hesaplanıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verileri ise halihazırdaki miktarın yaklaşık 32 milyar dolar seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Kısacası, üç katlık artışın da gelişmekte olan ülkelerin giderek büyüyen uyum açığını kapatmaya yetmeyeceği görülüyor.

Bu COP’un temel önceliklerinden biri, küresel uyum hedefine ilişkin bir dizi gösterge üzerinde anlaşmaya varmaktı; bu teknik süreç, uyum finansmanı konusunda üst düzey müzakerelerle iç içe geçti. Kabul edilen 59 göstergeden oluşan liste, küresel uyum ilerlemesini değerlendirmek için temel unsurları içeriyor.

Belki de en önemli gelişme ise Belem Eylem Mekanizması’nın (BAM) kurulması oldu. Bir adil geçiş mekanizması olan BAM, işçileri koruma ve enerji geçişi de dahil olmak üzere adil geçiş girişimleri için uluslararası iş birliğini koordine etmeyi amaçlayan bir organ. Ancak mekanizmanın nasıl işleyeceği bir sonraki COP’ta yani COP31’de ele alınacak. Tüm bunlarla beraber zirvede Global Implementation Accelerator (Küresel Uygulama Hızlandırıcısı) isimli mekanizma da kuruldu. Amaç, karşı karşıya olduğumuz krize karşı somut adımların atılmasını teşvik etmek. Bu kapsamda ülkelerin NDC uygulamasını kolaylaştırmak için teknik destek, kapasite geliştirme, finansman akışı ve iyi uygulama paylaşımı sağlamak ve uygulama açığını ortaya koymak. 

Türkiye için COP30 Nasıl Geçti?

Bir sonraki zirveyi kimin düzenleyeceği müzakerelerdeki en kritik konulardan biriydi. Avustralya ve Türkiye arasında 2022’den beri devam eden yarış COP30’da nihayete kavuştu. İki ülke arasındaki uzlaşıya göre, COP31’in ev sahipliğini ve başkanlığını Türkiye üstlenirken, Avustralya ise müzakereleri yönetecek.  Zirve 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek. Liderler Zirvesi ise, müzakerelerin hemen öncesinde İstanbul’da yapılacak. Türkiye önemli bir şansa sahip. Bu alanda çalışan 15 sivil toplum kuruluşunu bir araya getiren İklim Ağı da COP31 ev sahipliğinin, adil bir dönüşümle toplumun tüm kesimlerini kapsayan karbonsuz bir ekonomi inşa etme yönünde Türkiye için önemli bir fırsat sunduğu belirtirken şöyle devam etti: “İklim krizi hızla derinleşirken, bu ev sahipliği Türkiye’nin iklim politikalarını da yeniden şekillendirebilecek tarihi bir dönüm noktası niteliğinde.”

COP31 rüzgarını arkasına alarak Türkiye, daha güçlü iklim politikaları belirleyebilir; fosil yakıtlardan çıkış konusunda adım atarak enerji dönüşümünü ivmelendirebilir.

İlginizi Çekebilir